25 Nisan 2018 Çarşamba

TESCİLLİ GÜZELLE YAKALANDI

SAKIZ ADASI'NDA ROKET SAVAŞLARI

Yunanistan’ın Sakız (Chios) adasında iki yıl aradan sonra düzenlenen roket savaşların da 20 bin roket ateşlendi. Ortodokslar geleneksel Paskalya kutlamalarını yaptılar, Türk turistler ise keyifli bir hafta sonu geçirdiler..

10 Nisan 2018 Salı 11:17
SAKIZ ADASI'NDA ROKET SAVAŞLARI



FULYA OMAÇ

TH CHIOS - Yunanistan’ın Sakız Adası’nda dünyada tek olma özelliğine sahip ve yaklaşık 130 yıldır   geleneksel olarak gerçekleştirilen ‘Ruketopolemos / Roket (Havai fişek) Savaşları’nı  izlemek için Cuma gününden itibaren üç gün içinde yaklaşık 2 bin Türk turist Sakız  adasına geçti.



Her özel gün kutlamalarında olduğu gibi hafta sonu yine her iki kıyının  gümrüğünde uzun kuyruklar oluştu. Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesinden sonra yeniden  dirilişini simgeleyen ve Hristiyan dünyasının en büyük bayramı olarak kabul edilen  Paskalya Bayramı etkinliklerini ilgiyle izleyen Türkler, ada merkezi ve merkeze yakın civardaki tüm otelleri günler öncesinden doldurdu.





Türklerin ilk tercihleri yine Karşıyakalı  Güher ile eşi Theodore’un işlettiği Hotel Kyma, uzun yıllar Türkiye’de yaşayan ve Türkçe  dahil altı dil bilen İngiliz Ronald James’in Kambos bölgesindeki oteli Villa Rossa ile Sakız  Adası’nın bir önceki dönem belediye turizm sorumlusu Kostas Moundros’un Point zincir  otelleri oldu. Kiralık araçlar ve restaurantlar için de günler öncesinden rezervasyon  yapıldı. İki kıyı arasında sefer yapan üç firmadan biri olan TURYOL firması ise 5 otobüsle  düzenlediği turlarla dikkatleri üzerine çekti.



İKİ ETAPTA ATILAN ROKETLERİN ATIMI GECE YARISI ÖNCESİ TAMAMLANDI

Hıristiyan aleminde İsa Peygamber’in 40 gün işkence gördükten sonra çarmıha gerilmesi  ve ardından ruhunun göğe yükselerek dirilmesini sembolize eden Paskalya etkinlikleri  Cuma akşamı (6 Nisan) düzenlenen törenle başladı. Vrondados köyünde aralarında 400 metre mesafe bulunan Aziz Markos ve Panagia (Hz. Meryem) Erityani kiliseleri arasında  kökleri Osmanlı hakimiyeti dönemine kadar uzanan roket savaşları ise iki yıl ara  verilmesinin ardından Cumartesi gecesi iki etap halinde atılan havai fişeklerin gökyüzünü  zaman zaman altın sarısına boyamasıyla gerçekleştirildi.



Saat 21:30-22.30 arası 10 bin  havai fişek atılmasının ardından yarım saat ara verilip, saat 23:00-24:00 arası da 10 bin  havai fişek daha gökyüzüne salındı. Aziz Markos Kilisesi’nde Panagia Erityani Kilisesi’ne  göre daha çok roket atıldığı gözlemlendi. Her iki kilisenin çevresini barut kokusu  sararken, civar havai fişek artıklarıyla doldu

20 BİN HAVAİ FİŞEK ATILDI

İki yıl önce roket savaşları sırasında atılan havai fişeklerin kiliselere yakın bazı evlerde  yangın çıkmasına sebep olması, evlere zarar vermesi ve yaralılar olması üzerine bu yıl  daha temkinli davranan ada yönetimi daha kapsamlı güvenlik önlemleri aldı.

Vrondados  Köyü’ndeki birçok yol trafiğe kapatıldı. Herhangi bir yangın çıkması olasılığına karşı itfaiye  araçları da kilit noktalarda bekletildi. Belediye ekipleri roketlerin menzilinde bulunan  bölgelerdeki binaların çevresini tel örgülerle kapatarak koruma altına aldı.

Roketler Aziz  Markos ve Panagia Erityani kiliselerinin cemaati olan ve oturdukları mahallelere göre  takımlara ayrılan, çoğunluğu gençlerden oluşan kişilerce hazırlandı. Takım isimlerinin  basılı olduğu tişörtleri giyen gençler gün boyunca roketlerin fırlatılacağı rampaların  yapımıyla ilgilendi.

Daha önceki yıllarda yaklaşık 60-100 bin civarı roketin atılmasına  karşın bu yıl sadece 20 bin adet fişeğin atılmasına izin verildi. Herhangi bir yaralanma ve  ciddi bir olay yaşanmazken sadece iki evde yangın çıktı. İtfaiyenin hemen müdahalesiyle de kısa zamanda diğer evlere sıçramadan ve büyümeden söndürüldü.

Roket Savaşları’nı  izlemeye giden Türklerden bazıları etkinliği ‘mükemmel bir görsel şölen’ olarak  adlandırırken, bazıları ise atılan havai fişekleri az bulduklarını ve daha önceki yıllardaki  heyecanı yaşayamadıklarını dile getirdiler.

KİLİSELERDE DİRİLİŞ AYİNLERİ YAPILDI

Havanın kararmasının ardından başlayan kilise ayinleri, Roket Savaşları’nın sona  ermesiyle gece yarısı kutlamalara dönüştü. Kudüs'ten uçakla özel olarak getirilen ve  papazlar tarafından karşılanıp her papazın kendi kiliselerine götürdükleri  kutsal ateş ayinde inananların mumlarını tutuşturdu. Ayinde yakılan mumlarla dilekte  bulunulurken, İncil'den bölümler okundu, dualar edildi, ilahiler seslendirildi ve ayin  katılanlar birbiriyle bayramlaştı.

Hristiyan inancına göre Hz. İsa'nın çarmıha gerilişinden sonraki ‘dirilişin’ kutlandığı geceyle birlikte, Şubat ayındaki Apokries Karnavalı sonrası  Kathara Deftera (Temiz Pazartesi) ile başlayan 40 günlük oruç tutma (et ve hayvan ürünleri yememe perhizi) dönemi de sona erdi.



“Hristos Anesti / İsa Dirildi” sözleriyle  birbirlerini kutlayan Ortodokslar, gece yarısından sonra tavernalara giderek, 40 günlük  orucu sona erdiren sakatat çorbası Magiritsa içtiler.

PERHİZ SONRASI ET MENÜLÜ ZİYAFET

Paskalya etkinliklerinin son günü olan Pazar günü ise aile bireyleri bir araya gelerek kuzu, oğlak ve kokoreç çevirme yaptılar, bayram için özel paskalya çörekleri hazırladılar.



Kırmızı boyalı Paskalya yumurtaları haşlandı, danslar edip, şaraplar içerek Paskalya  bayramını kutladılar. Ayrıca birbirlerine çikolatadan yapılmış paskalya tavşanı hediye  edip, evlerini de yumurta şekilli paskalya mum ve süsleriyle süslediler.

ROKET SAVAŞLARININ HİKAYESİ

SAPANDAN TOPA, TOPTAN HAVAİ FİŞEKE



Vrondados köyünde kökleri Osmanlı hakimiyeti dönemine kadar dayanan roket savaşı  geleneği aralarında 400 metre mesafe bulunan Aziz Markos ve Panagia Erityani adlı iki  kilise arasında yapılıyor. Bu savaş hem yüzyıllardır süren bir geleneği yaşatır, hem de  izleyenlere görsel bir şölen sunar. Aziz Markos Kilisesi daha yenidir.

Büyük bir olasılıkla  cemaat kazanma çekişmesi nedeniyle iki kilisenin çocukları arasında sapanla birbirlerine  uzaktan taş atarak başlayan sürtüşmeye, Paskalya bayramı zamanında büyükler de  katılmış.

Zamanla İsa’nın dirilişi kutlamaları kiliselerin avlularına yerleştirilen toplarla  yapılan kuru sıkı atışlara bırakmış. Kutlamalar uzun yıllar top atışlarıyla sürdükten sonra,  Ege adalarında ayaklanmalar başlayınca, Osmanlı devleti bu toplara el koyar. Bu geleneği  Türkleri rahatsız etmeden sürdürmek isteyen Sakızlılar da havai fişekte karar kılmışlar.