17 Aralık 2017 Pazar

HADİ BUGÜN ÇAYIMIZI KARAKOLDA İÇELİM

EBEVEYNLER RİSK DEĞERLENDİRMEYİ BİLMİYOR

23 Ekim 2017, 09:08
EBEVEYNLER RİSK DEĞERLENDİRMEYİ BİLMİYOR



Acaba anne babalar ekonomist gibi düşünebilselerdi, çocuklarını daha mı iyi korurlardı?

Çocuk yetiştirmek bir gönül işidir, biz böyle biliriz. İşin temeli koşulsuz sevgi vermektir, sevginin de fazlası olmaz, kültürümüz bize böyle öğretir. Ne var ki ölümcül riskleri dahi doğru hesaplayamayınca sevgimiz, trajedilerin yaşanmasını engelleyemiyor. Çocuğunu canından çok seven nice anne babanın eksik tedavi sonucu sakat kalan, pencereden düşüp bir yerini kıran ya da en kötüsü, evinin önünde araç altında ezilen evlatlarını gazetelerden okuyoruz. Bazen büyük şanssızlık eseri meydana gelen olaylar bunlar. Ama çoğu zaman önlenebilir durumlar. Ne yazık ki biz anne babalar, bambaşka korkularla yönetildiğimiz için, çok daha yakınımızda olan tehlikeleri görmeyebiliyoruz.

Gazeteci Steven D. Levitt ve ekonomist Stephen J. Dubner, “Görünmeyen Ekonomi” adlı kitaplarında bir ürünün satışının ebeveynleri korkutarak yapıldığını anlatıyorlar. Örneğin bebeğinize aldığınız o monitör size kaça kaç risk karşılığında satıldı, hiç düşündünüz mü? Ne kadar ihtiyaç duyuyordunuz o monitöre? Bebeğin sesini kulaklarınızla duymak, nefes alıp almadığını kontrol etmek zor muydu?

Anne babalara bir ürünü satmanın psikolojik formülüne bakalım:

Risk = Tehlike* + Dehşet**

(*) Gerçek anlamda yaşamınıza kasteden
(**) Hissettiğiniz korku seviyesi

Eğer tehlike büyük ama dehşet seviyeniz düşük ise, az tepki verirsiniz.
Eğer tehlike küçük ama dehşet seviyeniz yüksek ise, çok tepki verirsiniz.
Ürünün satılması, “dehşet”in “tehlike”yi aşması ile mümkün. Bunun için satıcıların ihtiyacı olan,  istediklerini söylemeye gönüllü bir uzman. Ticari kaygısı olan, TV’de ve sosyal medyada aktif olan, meşhur olmaya aday bir uzmandan yardım alınıyor. Uzman dehşet saçtığında ebeveynlerin ortak aklı devre dışı kalıyor...

Farz edelim ki 4 yaşındaki kızınız Ece’nin iki arkadaşı var, Ayşe ve Fatma. Ayşe’lerin evinde bir silah bulunuyor, Fatma’ların bahçesinde ise havuz var. Kızınız birinden biriyle oynamaya gidecek, kime gitmesi daha az tehlikeli?
Doğru cevap, “Ayşe” olmalıydı. Çünkü havuzlu evlerde boğulma oranı 1/11.000 iken, kurşun isabet etmesi sonucu ölen çocuk oranı 1/1.000.000.

Lewitt ve Dubner’a göre anne babalar yanlış şeylerden korkmaktalar. “Anneler bilir” gibi klişeler ve “annelik içgüdüsü” gibi romantik yüceltmeler, yanıldığımızı söyleyenlere kulak tıkamamıza neden oluyor. Risk değerlendirmekte başarısız olunca UHT süt yerine çiğ süt alıp evde kaynatarak tüketme riskini alıyor, otizm riskine bakarak çocuğumuza aşı yaptırmamayı seçiyor, onu kızamıktan kaybedebiliyor, deli dana salgını haberiyle deliye dönerken mutfağımızda bizi her gün zehirleyen kirliliği küçümseyebiliyoruz. Bizi korkutan riskler ve bizi gerçekten tehdit edenler, ne yazık ki farklı!

Peki, ebeveynler olarak nasıl daha uyanık davranabiliriz?

Her anne babanın araştırma yapacak, yapsa da okuduklarını tarafsızca değerlendirecek imkânları olmuyor. Yöntemlerden biri şu olabilir: Kendinden aşırı emin konuşan, fikir beyan ederken uzmanlık alanını aşan konuşmacıları fark edelim. Bir uzmanı dinlerken dehşete kapılıyor, bir yiyecek, ürün ya da sistem ile ilgili panik yapıyorsanız, orada durun: Hiç kimse bir uzmanın yaydığı dehşetten anneler ya da babalar kadar etkilenmeye müsait değil! Bu uzmanların karşısında nüanslı konuşan, siyah ya da beyazdan değil gri tonlardan bahseden uzmanlar var. Onlar çoğunlukta da olsa, dikkat çekme şansları daha az. Onları bulup, dinlemeyi deneyin.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    TERÖRLE MÜCADELE NE İLE YAPILMALI

    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SAYFALAR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV