23 Kasım 2017 Perşembe

HADİ BUGÜN ÇAYIMIZI KARAKOLDA İÇELİM

ÜNLÜLERİN ÜNÜNDE İZMİRLİ İMZASI

Hepiniz sazının sesini bildiniz de o sazı çalanın kim olduğunu bilmeden geçmekte ömrünüz. İbrahim Tatlıses başta olmak üzere Türkiye’nin bütün ünlülerinin sazına ve o sazdan çıkan sesine hayran olduğu nam-ı değer Motor Ali’nin İzmir’den çıkmış ünlü bir ünsüz olduğunu biliyor muydunuz?

08 Eylül 2017 Cuma 17:16
ÜNLÜLERİN ÜNÜNDE İZMİRLİ İMZASI


 
TH İZMİR – Sazını ünlü etti de, kendini ünlü edemedi Ali Yılmaz. Öyle büyük bir aşkla bağlıydı ki sazına, birlikte çıktıkları şöhret yolunda önceliği hep sazına verdi Motor Ali. “Sazımın sesi milyonlara ulaşsın da, varsın onu çalanın ben olduğu bilinmesin” dedi durdu yıllarca.
 
1976 yılında İzmir’de dünyaya geldi nam-ı değer Motor Ali. 7 yaşında bağlamayla tanıştı 9 yaşında ise ona bağlamayı sevdiren biricik babasını kaybetti Ali Yılmaz. Annesi Mülkünaz Hanım'la bir başlarına kaldılar yalan dünyada. 
 
10 yaşında İzmir’in Gültepe semtinde bir düğün orkestrasında def çalarak başladı para kazanmaya. Ölen babasının “Seni hep bağlama çalarken görmek isterim” dediği lafı çıkmıyordu aklından.

Küçüktü ama yetenekliydi Ali Yılmaz. Çok kısa zamanda büyük yollar kat etmişti müzikte. 12 yaşındayken bir gece; grubun bağlamacısının işe gelmemesi Ali’ye ve bağlamasına yolu açan çok önemli gün oldu hayatında.



Ali, düğün orkestrasının bağlamacısıydı artık. Ne o çalmaya, ne de dinleyenler Ali’nin çaldıklarına doymuyordu. Ali çok kısa sürede öyle bir ünlenmişti ki İzmir’in neresinde bir düğün olsa, “Ali’nin orkestrasını istiyoruz” diyordu başka da bir şey demiyordu İzmir halkı.
 
Sırf bağlamayla yetinmedi Ali Yılmaz. Abisine aldırdığı ut, annesine aldırdığı buziki ile ufkunu öyle bir genişletmişti ki, o İzmir’in değil İstanbul’un sanatçısıydı artık.



Bağlamayı ve diğer enstrümanları hızlı çaldığı içinde isminin başına ‘Motor’ lakabı geldi Ali’nin. Bir süre sonra herkes O’nu Ali Yılmaz olarak değil, Motor Ali olarak tanımaya başlamıştı şöhret şehri İstanbul’da.
 
Albüm yapan türkücülerden tutunda şarkıcılara kadar herkes Motor Ali’yi istiyordu yapıtlarında. Sıfır hata ile çalan, çaldığını dinleten, dinletmekle kalmayıp herkesin kanını fokur fokur kaynatan sihirli bir tarzında sahibiydi Motor Ali. 


 
Tatlıses gibi bir devin arkasında ki isim olmuştu Ali Yılmaz. Çağırıldığı televizyon programlarında dinletileriyle hem televizyon çalışanlarını hem de o kanalları izleyen seyircileri mest ediyordu adeta. 
 
Her şey iyi güzeldi de şöhret perisi, tercihini Ali Yılmaz’dan değil, çaldığı bağlamadan yana kullandı. Bağlamasından çıkan sesle dinleyenleri büyüleyen Ali’nin adı değil de bağlaması konuşuluyordu her yerde. 
 
Öyle iyi idi ki bağlamada, kendisinden önce; bağlaması ünlendi onun kucağında. Ender görülebilecek bir olaydı Ali’nin yaşadığı. Kendi ismi dururken bağlamasının ünlenmesi herkesi olduğu gibi Motor’u da şaşırtıyordu aslında.



“Olsun” dedi Ali Yılmaz. “Ha bağlamam, ha ben, ne fark eder ki? Önemli olan isimle hafızaya değil icra ile sanatadır hizmet” dedi

İzmirli bir başka ünlü Gazeteci Şerife Bekman’ın dikkatini çekti Motor Ali. Bir gün internette sörf yaparken fark etti Ali Yılmaz’ı. İzmirli olması Bekman için biçilmiş kaftandı. Okur ve izleyicilerinin yakından bildiği Bekman, Türkiye’nin en önde gelen İzmir milliyetçisiydi. Ali’nin hikayesini buldu bir yerlerden. Okudu, okudukça içi burkuldu Bekman’ın. Bir melo-dramMotor’un yaşadıkları. 

Oturdu bilgisayarının başına ve şu cümleleri sıraları peşi sıra:

“Bu kent sayısız sanatçı çıkardı bağrından. 
İzmir adeta doğal bir konservatuar. 
Bu kentte doğanların geninde var sanat. 
İzmir’de dünyaya gelenlerin kaderidir ünlü olmak. 
İzmirli akıllıdır, İzmirli sebatkar 
Ve İzmirli başarıyı kovalamaz, varken onu peşinde koşturmak.....”

 
Bekman şöyle devam etti sözlerine:

“Evimde arabamda dünya kadar şarkı, türkü dinlerim.
Dinlediğim şarkılarda bazen oynar bazen hüzünlenirim.
Nerden bilirim beni oynatanın da hüzünlendirenin de Ali Yılmaz olduğunu,
Nerden bilirim bir anda kimyamı değiştirenin İzmirli bir genç olduğunu.
Sazı tanıdım da, çalanın kim olduğunu bilmedim hiçbir zaman.
Önce utandım sonra gururlandım.
Kimse bu ülkede ‘Ben iyi bağlama çalıyorum’ demesin.
Bu ülkede bağlamanın bir tek ustası var.
O da benim kentimden, oda benim hemşehrim” 





Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    TERÖRLE MÜCADELE NE İLE YAPILMALI

    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SAYFALAR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV