17 Aralık 2017 Pazar

HADİ BUGÜN ÇAYIMIZI KARAKOLDA İÇELİM

TEKTİP MEDYA OLSUN HEPSİ BİZİM OLSUN!

07 Haziran 2017, 16:28
TEKTİP MEDYA OLSUN HEPSİ BİZİM OLSUN!
Aşkın GÖNÜLER

 

Ülkemizde “basın özgürlüğü” dendiğinde, akla hep basını kısıtlayıcı, yasaklayıcı yasalar gelir.

İktidarlar, etkin medya patronlarına karşı baskının çeşitli yöntemlerini uygulayabilmektedir.

Bir zamanlar, gazete patronluklarının büyük işadamlarının ellerine geçmiş olmasının onları daha bağımsız ve güçlü kılacağını düşünenler olmuştu. Bu savın gerçek olmadığını bizzat yaşadık

Türkiye gibi iktidarın ekonomik yaşamdaki gücünün yoğun olduğu bir ülkede, hükümetlerin istedikleri işadamlarını vezir, istemediklerini rezil etme olanağına sahip bulunduğunu da geçmişte çok kez şahit olduk.

Son olaylara göz atarsak önce medya patronu Aydın Doğan ile siyasi iktidar kavgasından kimin daha zararlı çıktığını yazılan astronomik vergi cezaları ile gördük.

Şimdi de “muhalif” medya patronu Burak Akbay (Geçmişin ‘Gölge Adam’ ismiyle ünlenen muhabiri Ertuğrul Akbay’ın oğludur) ile iktidar kapışmasının gelişmelerini kaygıyla izliyoruz.

Koşullarının elverdiği ölçüde, tarafsızlık ilkesine özen göstermeye çalışan bir medya patronu olduğu izlenimini veren Aydın Doğan, manşetlerini iktidarın öfkesini üstüne çekmeyecek bir dengede tutmaya çalışıyordu.

Sonra bu denge aniden bozuldu.

O dönemde “AKP’nin laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğu” Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla tescil edildi. AKP’lilerin “yolsuzluk ve usulsüzlüklere karıştığı” olaylar da kanıtlandı.

Kısa süre içinde o kadar çok olay birbirini izledi ki, bunları görmezden gelmek artık mümkün değildi.

Bu olayları anlatan haberler, dönemin başbakanı Erdoğan’ı çileden çıkarmaya yetmişti.

Derken Erdoğan, Doğan grubu medyasına çatmaya başladı:

Başbakan meydanlarda, medyanın "hortumları kesildiği için muhalefet ettiğini" haykırıyordu.

Bu arada Almanya'da “Deniz Feneri skandalı” patlak verdi.

Halkın din ve yardım duyguları sömürülerek toplanan paraların yasadışı biçimde Türkiye'ye aktarıldığı ve bu olayın içine iktidara yakın çevrelerin de dahil olduğu iddia ediliyordu.

Basının “amiral gemisi” Hürriyet ve bazı gazeteler bu müthiş haberi görmezden gelemezlerdi.

Başbakan bunun üzerine iyice kızdı; halka "Bu gazeteleri almayın!" demeye başladı ve bunu birçok kez meydanlarda dile getirdi.

İşte Doğan grubuna gelen astronomik vergi cezası bu ortam içinde bomba gibi patladı.

Aynı gün Başbakan, Aydın Doğan'a şöyle seslendi:

"Sayın Doğan, sizler İkitelli'den, Babıali'den iktidarları yönetmeye alışmıştınız...”Sonraki günlerde Aydın Doğan ile iktidar şahsiyetleri arasında buzların eridiği, ılıman bir havanın estiği şeklinde haberler yayılmaya başladı.

Taaa ki, gazetenin 25 Şubat 2017 tarihli nüshasında “Karargâh rahatsız!” başlıklı haberiyle yeniden kayaya toslanıncaya kadar.

Hürriyet gazetesi, “Bu başlığa böyle bir anlam yüklenmesi aklımızın ucundan dahi geçmemiştir. Böyle bir kasıt kesinlikle söz konusu değildir. Maksadı aşan editoryal bir hatadır. Bunun için üzgünüz” açıklamasıyla sıkıntıdan kurtulmaya çalıştı.

Ancak, “habere soruşturma” açıklamasının ardından günah keçisi olarak Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin görevinden alındı.

Sıkıntılı günler yaşayan Doğan grubu ile iktidar arasındaki buzlanma tüm şiddetiyle sürüyor.

Hürriyet ise son dönemde “suya sabuna dokunmayan” haberler yapma gayreti içerisinde görülüyor.

 

SÖZCÜ’YE OPERASYON

Gelelim Sözcü Gazetesi’ne… Gazeteye düzenlenen operasyonda o sırada yurtdışında bulunan patron Burak Akbay, internet sorumlu müdürü Melda Olgun, Mali İşler Müdürü Yonca Kaleli ve muhabir Gökmen Ulu hakkında “FETÖ' adına suç işlemek” suçlamasıyla gözaltı kararı verildi.

Evleri de aranan bu kişiler, 'silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek', 'cumhurbaşkanına fiili saldırıyı kolaylaştırmak ve 'Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı silahlı isyanı kolaylaştırmakla' suçlanıyor.

Sözcü'nün açıklamasında, "Bizden FETÖ’cüo çıkmaz. Kimse merak etmesin Sözcü susmayacak." denildi. Gazetenin yayın yönetmeni olan arkadaşım Metin Yılmaz ise "Operasyonu yapanlar kripto FETÖ'cü" diye açıklama yaptı.

Daha sonra mahkemeye çıkarılan Olgun ve İzmir Muhabiri Gökmen Ulu tutuklanmış, Yücekaleli serbest bırakılmıştı.

Gelelim kıssadan hisseye;

Yıllardır takip ettiğimiz kadarıyla iktidarın hiçbir farklı düşünceye, eleştiriye tahammülü yok gibi…

Sanki sadece onları doğrulayan, öven, pohpohlayan “tektip” bir medyanın hayalindeler… 

Kendilerine "liberal"diyen bazı yazarlar da hâlâ AKP'ye "demokratik olduğu için" destek verdiklerini söylüyor.

Umalım ki olaylar, sadece ve sadece yandaş medyanın borazanını öttürdüğü tamamen antidemokratik bir ortama doğru gelişmesin!

Sıcaklar artıyor, sağlıcakla ve gölgede kalın.




Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    TERÖRLE MÜCADELE NE İLE YAPILMALI

    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SAYFALAR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV